Baysan Fırça
Klavuz Bant
Sektörel Gündem Haber Girişi: 06.07.2021 - 16:53, Güncelleme: 08.07.2021 - 00:17

Halı Ve Kilimlerdeki Motiflerin Gizemi

 

Halı Ve Kilimlerdeki Motiflerin Gizemi

Halı Ve Kilimlerin Motif Dili Bize Ne Anlatıyor? İşte Cevabı...
Halı ve kilim dokumacılığı geleneksel Türk el sanatlarının en önemlilerinin arasında. Anadolu’nun birçok yöresinde farklı ve kendine özgü bir üretim var.Türler arasında ayrıştırıcı olan kullanılan materyal, imalat yöntemi, kalıplar, motif, kültürel kimlik ve kullanılış amacı. Desenlerine, motif özelliklerine ve dokunuş tekniklerine ve yapıldıkları yöreye göre isimlerde değişiyor. İsimler bazen Türk bazen Yörük bazen Türkmen ya da Avşar halısı. Bazen kilim bazen soğumak, cicim ve zili. Bazen de yapıldıkları yörenin ismine göre anılıyorlar. Gaziantep, Siirt, Kırşehir, Karaman, Sivas, Sivrihisar, Şarköy, Silifke, Emirdağ, Eşme gibi. Sadece göçerlerin değil yerleşik Anadolu’nun da kültür mirasını evimize, salonlarımıza taşıyorlar. İster el dokuması olsun ister makine. Binlerce yıllık medeniyet ayağımızın altında sembolleriyle yaşıyor.Zaman içerisinde toplumsal değişiklerle motifler ve anlamları değişse de temaları aynı “yaşam”.  Halıyı dokuyanın özlemleri de var içerisinde kimliği de. Günümüzde bilinen en eski düğümlü halı Altay dağlarında pazarıkta bir mezar odasında yapılan kazılar sırasında ortaya çıkmış. Arkeologlar bu halının M.Ö 200 ile 500 yıl arasında dokunmuş olabileceğini söylüyorlar. Çok sık düğümlenerek dokunmuş ölçü ve şekil bakımından şimdiki Türkmen halılarını andırıyor. Süvari ve geyik figürleri içeren bordürlerden oluşuyor. Motifleri birbirine uyum içerinde bağlanmış. Araştırmacılara göre bu halının dokuma yöntemi dönemin teknolojisine göre ileride olduğu düşünüldüğünden, bu yöntemler halı dokumanın çok eskilerden gelen bir gelenek olduğuna işaret. Peki binlerce yıl önce dokunan bu halılardaki desen ve motifler ne anlama geliyor? Halılarda bulunan Eli belinde sembolü, dişiliğin sembolü. Sadece analık ve doğurganlık değil aynı zamanda uğur, bereket, kısmet, mutluluk ve neşeyi de sembolize ediyor. Bilimsel çalışmalar ilk kez doğurgan ve güçlü kadına tapınmanın M.Ö 7000-8000 yılları arasında Mezopotamya’da ortaya çıktığına işaret ediyor. Erkeğin doğumdaki biyolojik rolü yeterince anlaşılamadığı için kadınlar yavruluyor sanılırmış. Bu yüzden bütün ana tanrıçalar doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak kabul edilmişler. Afrodit dahil bütün ana tanrıçaların kültleri de eli belinde motifiyle yaşıyor. Koç boynuzu ise kahramanlık, bereket, güç, erkeklik sembolü. Anadolu ve çevre kültürlerde ana tanrıçadan sonra ya da onunla birlikte kullanılıyor. Boynuz formun yer aldığı motiflere dokumacı kadınlar tarafından boynuzlu yalış, koçlu yalış, gözlü yalış koçbaşı gibi isimler verilmiş. Koç boynuzu motifi koçun önden, yandan ve tepeden görünüşü spiral, hilal gibi şekillerle stilize edilerek dokumalara aktarılmış. Motif dokumaların genellikle göbek ve bordür kısımlarında kullanılıyor. Saç bağı evlilik istediğinin göstergesi. Doğum ve çoğalmayı sembolize ediyor. Geleneklere göre evlenmek isteyen genç kızlar zülüf keser saçlarını tek örgü yaparmış, evlenen kadınlarsa çift örgü yapar saçlarının uçlarını renkli ipliklerle süslerlermiş. Bir başka evlilik istediği ise dokulardaki küpe motifi. Söylenene göre dokuduğu halı ve kilimde bu motifi kullanan bir kız ailesine evlenmek isteğini dolaylı olarak belli etmeye çalışırmış. Bir diğer motif ise Bukağı. Bukağı, atların ön iki ayağına takılan otlaktan uzaklaşmalarını engelleyen zincirin adı. Ailenin birliğinin devamını ve birlikte olma umudunu simgeliyor. Su yolu ise kullanılan en temel motiflerden. Tüm Anadolu’da su yeniden doğuşu, bedensel ve ruhsal yenilenmenin, yaşamın sürekliliğini, bereket, soyluk, bilgelik, saflık ve erdemin sembolü. El, parmak ve tarak desenleri ise yaratıcı gücü temsil ediyor. İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden biri elimizi kullanabilme yetimiz. Neolitik dönemlerde mağara resimlerinde el, dini bir yaklaşımla resim edilmiş. Kuvvet, kudret ve hükmetme gücünü simgeliyor bu motif. Göz, muska ve nazarlık genelde birlikte kullanılan motifler. Nazara karşı işleniyorlar. Muska bildiğimiz üçgenken, en basit göz motifi, geometrik olarak üçgen, üçgenin yanında kare, eşkenar dörtgen ve haç işaretleriyle betimleniyor. Nazar önlemlerinden biri olan göz motifi dokumalarda özellikle koç boynuzu, eli belinde ve bereket motiflerinin etrafında ya da içinde görülüyor. Yılansa hayatı yaratmış ve devam ettirmiş, insanın ruhunu temsil ediyor. Dokumalarda yılan motifi zikzak, bulut ve ejder şeklinde yorumlanmış. Anadolu’da ilk dönemlerde kutsal sayılıyor. Ejder genelde aslan perçemi, kuyruklu yılanı anımsatan kanatlı bir hayvan olarak stilize ediliyor. Hazinelerin ve gizli bekçisi, havanın ve suyun bekçisi. Akrepse korunma amaçlı motiflerden. Şeytanın ruhunu teslim ettiği söyleniyor. Kötü niyetin ve nedensiz kavganın sembolü. Dokumalarda zeminde ve dış bordür süslemelerinde kullanılıyor. Kurt ağızı, kurt izi ve canavar ağzı korunmanın ve iyimserliğin sembolü. Kurt gecede görebildiği için ışığı ve güneşi sembolize ediyor. Akrep sembolü gibi korunmayı sembolize eden figürlerden. Kuşlar, Anadolu sembolizminde pek çok anlama geliyor. Bazen sevgi, sevgili bazen de ölen kişinin ruhu. Genelde kadınla özdeşleşmiş kutsal sayılıyor. Özlem ya da haber beklentisini ifade ediyor. Cinsine göre ise güç ve kudreti temsil ediyor. Hayat ağacı, cennete yükselen hayatın sembolü. Sürekli değişen ve gelişen hayatın sembolü. Evrenin üç elementini toprağın derinlerine inen kökleriyle yeraltını, alt dalları ve gövdesiyle gökyüzünü, ışığa yükselen üst dallarıyla cenneti birleştiriyor. Yer yüzüyle cennet arasında iletişimi sağlıyor. Damga imler ise Türklerin tarih boyunca soy, oba, oymak, devlet gibi kavramlarını belirtmek için kullandığı işaretlerden olmuş. Hem soyun devamını sağlamış hem de göçer hayatta ailenin eşyalarının damgalanmasını, işaretlenmesini sağlamışlar. Bu gizemli halıların bir diğer özelliği de gelenekleri ve aidiyeti gelecek nesillere aktarması. Tıpkı artık makinayla dokunsa bile şimdi ki halıların kilimlerin yaptığı gibi.
Halı Ve Kilimlerin Motif Dili Bize Ne Anlatıyor? İşte Cevabı...

Halı ve kilim dokumacılığı geleneksel Türk el sanatlarının en önemlilerinin arasında. Anadolu’nun birçok yöresinde farklı ve kendine özgü bir üretim var.Türler arasında ayrıştırıcı olan kullanılan materyal, imalat yöntemi, kalıplar, motif, kültürel kimlik ve kullanılış amacı. Desenlerine, motif özelliklerine ve dokunuş tekniklerine ve yapıldıkları yöreye göre isimlerde değişiyor.

İsimler bazen Türk bazen Yörük bazen Türkmen ya da Avşar halısı. Bazen kilim bazen soğumak, cicim ve zili. Bazen de yapıldıkları yörenin ismine göre anılıyorlar. Gaziantep, Siirt, Kırşehir, Karaman, Sivas, Sivrihisar, Şarköy, Silifke, Emirdağ, Eşme gibi.

Sadece göçerlerin değil yerleşik Anadolu’nun da kültür mirasını evimize, salonlarımıza taşıyorlar. İster el dokuması olsun ister makine. Binlerce yıllık medeniyet ayağımızın altında sembolleriyle yaşıyor.Zaman içerisinde toplumsal değişiklerle motifler ve anlamları değişse de temaları aynı “yaşam”.  Halıyı dokuyanın özlemleri de var içerisinde kimliği de.

Günümüzde bilinen en eski düğümlü halı Altay dağlarında pazarıkta bir mezar odasında yapılan kazılar sırasında ortaya çıkmış. Arkeologlar bu halının M.Ö 200 ile 500 yıl arasında dokunmuş olabileceğini söylüyorlar.

Çok sık düğümlenerek dokunmuş ölçü ve şekil bakımından şimdiki Türkmen halılarını andırıyor. Süvari ve geyik figürleri içeren bordürlerden oluşuyor. Motifleri birbirine uyum içerinde bağlanmış.

Araştırmacılara göre bu halının dokuma yöntemi dönemin teknolojisine göre ileride olduğu düşünüldüğünden, bu yöntemler halı dokumanın çok eskilerden gelen bir gelenek olduğuna işaret. Peki binlerce yıl önce dokunan bu halılardaki desen ve motifler ne anlama geliyor?

Halılarda bulunan Eli belinde sembolü, dişiliğin sembolü. Sadece analık ve doğurganlık değil aynı zamanda uğur, bereket, kısmet, mutluluk ve neşeyi de sembolize ediyor. Bilimsel çalışmalar ilk kez doğurgan ve güçlü kadına tapınmanın M.Ö 7000-8000 yılları arasında Mezopotamya’da ortaya çıktığına işaret ediyor.

Erkeğin doğumdaki biyolojik rolü yeterince anlaşılamadığı için kadınlar yavruluyor sanılırmış. Bu yüzden bütün ana tanrıçalar doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak kabul edilmişler.

Afrodit dahil bütün ana tanrıçaların kültleri de eli belinde motifiyle yaşıyor.

Koç boynuzu ise kahramanlık, bereket, güç, erkeklik sembolü. Anadolu ve çevre kültürlerde ana tanrıçadan sonra ya da onunla birlikte kullanılıyor.

Boynuz formun yer aldığı motiflere dokumacı kadınlar tarafından boynuzlu yalış, koçlu yalış, gözlü yalış koçbaşı gibi isimler verilmiş.

Koç boynuzu motifi koçun önden, yandan ve tepeden görünüşü spiral, hilal gibi şekillerle stilize edilerek dokumalara aktarılmış. Motif dokumaların genellikle göbek ve bordür kısımlarında kullanılıyor.

Saç bağı evlilik istediğinin göstergesi. Doğum ve çoğalmayı sembolize ediyor. Geleneklere göre evlenmek isteyen genç kızlar zülüf keser saçlarını tek örgü yaparmış, evlenen kadınlarsa çift örgü yapar saçlarının uçlarını renkli ipliklerle süslerlermiş.

Bir başka evlilik istediği ise dokulardaki küpe motifi. Söylenene göre dokuduğu halı ve kilimde bu motifi kullanan bir kız ailesine evlenmek isteğini dolaylı olarak belli etmeye çalışırmış.

Bir diğer motif ise Bukağı. Bukağı, atların ön iki ayağına takılan otlaktan uzaklaşmalarını engelleyen zincirin adı.

Ailenin birliğinin devamını ve birlikte olma umudunu simgeliyor.

Su yolu ise kullanılan en temel motiflerden. Tüm Anadolu’da su yeniden doğuşu, bedensel ve ruhsal yenilenmenin, yaşamın sürekliliğini, bereket, soyluk, bilgelik, saflık ve erdemin sembolü.

El, parmak ve tarak desenleri ise yaratıcı gücü temsil ediyor. İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden biri elimizi kullanabilme yetimiz. Neolitik dönemlerde mağara resimlerinde el, dini bir yaklaşımla resim edilmiş. Kuvvet, kudret ve hükmetme gücünü simgeliyor bu motif.

Göz, muska ve nazarlık genelde birlikte kullanılan motifler. Nazara karşı işleniyorlar.

Muska bildiğimiz üçgenken, en basit göz motifi, geometrik olarak üçgen, üçgenin yanında kare, eşkenar dörtgen ve haç işaretleriyle betimleniyor. Nazar önlemlerinden biri olan göz motifi dokumalarda özellikle koç boynuzu, eli belinde ve bereket motiflerinin etrafında ya da içinde görülüyor.

Yılansa hayatı yaratmış ve devam ettirmiş, insanın ruhunu temsil ediyor. Dokumalarda yılan motifi zikzak, bulut ve ejder şeklinde yorumlanmış.

Anadolu’da ilk dönemlerde kutsal sayılıyor. Ejder genelde aslan perçemi, kuyruklu yılanı anımsatan kanatlı bir hayvan olarak stilize ediliyor. Hazinelerin ve gizli bekçisi, havanın ve suyun bekçisi.

Akrepse korunma amaçlı motiflerden. Şeytanın ruhunu teslim ettiği söyleniyor. Kötü niyetin ve nedensiz kavganın sembolü. Dokumalarda zeminde ve dış bordür süslemelerinde kullanılıyor.

Kurt ağızı, kurt izi ve canavar ağzı korunmanın ve iyimserliğin sembolü. Kurt gecede görebildiği için ışığı ve güneşi sembolize ediyor. Akrep sembolü gibi korunmayı sembolize eden figürlerden.

Kuşlar, Anadolu sembolizminde pek çok anlama geliyor. Bazen sevgi, sevgili bazen de ölen kişinin ruhu. Genelde kadınla özdeşleşmiş kutsal sayılıyor.

Özlem ya da haber beklentisini ifade ediyor. Cinsine göre ise güç ve kudreti temsil ediyor.

Hayat ağacı, cennete yükselen hayatın sembolü. Sürekli değişen ve gelişen hayatın sembolü.

Evrenin üç elementini toprağın derinlerine inen kökleriyle yeraltını, alt dalları ve gövdesiyle gökyüzünü, ışığa yükselen üst dallarıyla cenneti birleştiriyor. Yer yüzüyle cennet arasında iletişimi sağlıyor.

Damga imler ise Türklerin tarih boyunca soy, oba, oymak, devlet gibi kavramlarını belirtmek için kullandığı işaretlerden olmuş. Hem soyun devamını sağlamış hem de göçer hayatta ailenin eşyalarının damgalanmasını, işaretlenmesini sağlamışlar.

Bu gizemli halıların bir diğer özelliği de gelenekleri ve aidiyeti gelecek nesillere aktarması. Tıpkı artık makinayla dokunsa bile şimdi ki halıların kilimlerin yaptığı gibi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (2 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haliyikamapostasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Taspinar
(08.07.2021 14:29 - #186)
İlgi ile okudum ve Başarılarınızın devamı diliyorum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haliyikamapostasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Demet
(08.07.2021 15:34 - #187)
Eski halilar cok guzel cok hos guzel bir yazi olmus tessekurler
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haliyikamapostasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.